Kök

نزع

Kur'an'da 20 yerde, 20 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

16 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 3:26'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 14Medenî · 6
fiil · 18isim · 2

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 16

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

وَنَزَعنَا3وَنَزَعَ2يَتَنَٰزَعُونَ2وَتَنزِعُ1وَتَنَٰزَعتُم1تَنَٰزَعتُم1يَنزِعُ1وَلَتَنَٰزَعتُم1تَنَٰزَعُواْ1نَزَعنَٰهَا1لَنَنزِعَنَّ1فَتَنَٰزَعُوٓاْ1يُنَٰزِعُنَّكَ1تَنزِعُ1نَزَّاعَةٗ1وَٱلنَّـٰزِعَٰتِ1

Geçtiği ayetler

  1. 3:26De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de onu çeker alırsın, dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Muhakkak ki, Sen her şeye kâdirsinوَتَنزِعُ
  2. 3:152Siz Allah'ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken, Allah, size olan vaadini yerine getirmiştir. Allah size sevdiğiniz (galibiyeti) gösterdikten sonra zaafa düştünüz. (Peygamber'in verdiği) emir hakkında tartışmaya kalkıştınız ve isyan ettiniz. Kiminiz dünyayı istiyordu, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra Allah sizi, denemek için onlardan geri çevirdi ve sizi bağışladı. Allah müminlere karşı çok lütufkârdırوَتَنَٰزَعتُم
  3. 4:59Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldirتَنَٰزَعتُم
  4. 7:27Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptıkيَنزِعُ
  5. 7:43Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler." derler. Onlara şöyle seslenilir: "İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuzوَنَزَعنَا
  6. 7:108Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi, eli bembeyaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyorduوَنَزَعَ
  7. 8:43Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onları az gösteriyordu. Eğer Allah sana onları kalabalık gösterseydi korkacaktınız ve savaş konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz. Fakat Allah böyle bir şeyden sizi uzak tuttu. Çünkü O, gönüllerde yatanı da bilirوَلَتَنَٰزَعتُم
  8. 8:46Ayrıca Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdirتَنَٰزَعُواْ
  9. 11:9Ve şayet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör bir kimse olurنَزَعنَٰهَا
  10. 15:47Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlarوَنَزَعنَا
  11. 18:21Böylece insanları onlardan haberdar kıldık ki, öldükten sonra dirilmenin hak olduğunu ve kıyamet gününden şüphe edilemeyeceğini bildirmek için, öylece şehir halkına buldurduk. Onları mağarada bulanlar, aralarında durumlarını tartışıyorlardı. Dedilerki: "Üstlerine bir bina (kilise) yapın. Bununla beraber Rableri, onları daha iyi bilir." Sözlerinde üstün gelen müminler: "Üzerlerine muhakkak bir mescid yapacağız." dedilerيَتَنَٰزَعُونَ
  12. 19:69Sonra her zümreden Rahmân'a karşı en ziyade isyankâr hangileri ise, muhakkak ayırıp atacağızلَنَنزِعَنَّ
  13. 20:62Sihirbazlar aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttularفَتَنَٰزَعُوٓاْ
  14. 22:67Biz her ümmet için bir şeriat tayin ettik ki, onlar onunla amel ederler. Bunun için (ey Muhammed!) bu konuda seninle hiçbir zaman çekişmesinler. (İnsanları) Rabbine (ibadet etmeye) çağır. Şüphesiz sen gerçekten hidayete götüren doğru bir yol üzerindesinيُنَٰزِعُنَّكَ
  15. 26:33Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdiوَنَزَعَ
  16. 28:75(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, "Haydin, kesin delilinizi getirin!" deriz. O zaman bilirler ki, hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) de kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardırوَنَزَعنَا
  17. 52:23Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de günaha sokmaيَتَنَٰزَعُونَ
  18. 54:20(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyorduتَنزِعُ
  19. 70:16Derileri kavurur, soyarنَزَّاعَةٗ
  20. 79:1Andolsun şiddetle çekip çıkaranlaraوَٱلنَّـٰزِعَٰتِ

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.