Kök

رسل

Kur'an'da 513 yerde, 429 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Bir kraliçe, hediye taşıyan bir heyeti yola çıkarır. Kur’an’da resul, hem böyle gönderme işi hem de bu işi taşıyan görevli kişidir. Bu kişi kendi halkının diliyle anlatır, uyarır ve müjdeler; insanlardan ona başvurmaları ve itaat etmeleri istenir.

Türkçedeki izi

Resul
Kur’an’daki elçi anlamındaki resul bu kökten gelir.
Risale
Mesaj, mektup anlamındaki risale de aynı köktendir.

Tanıdık kelimelerle kıyas

  • bu kökileنبا(nebi)

    Resul, mesajı hedefe ulaştıran ve cevap isteyen elçidir. Nebi, iman başlıkları içinde bir peygamber sınıfı olarak anılır. Kısacası resul çağırır, nebi inançta başlık olur.

    • 24:48Burada resul var: hüküm için Allah’a ve Resulüne çağrılır.
    • 2:177Burada nebi geçer: bütün peygamberlere iman başlık olarak sayılır.
  • bu kökileبعث(Baas)

    Ba‘s, içlerinden seçip ortaya çıkarma ve görevlendirmeyi vurgular. Resul ise belirli bir hedefe gönderme ve tebliğ işine odaklanır. Kısacası ba‘s seçer ve çıkarır, resul gönderir ve duyurur.

    • 25:56Burada resul var: görev müjde ve uyarıdır.
    • 3:164Burada ba‘s var: içlerinden bir peygamber seçip gönderme anlatılır.
  • bu kökileروح(ruh)

    Ruh, destek ve canlandıran esinti gibidir. Resul, o desteği veya başka unsurları hedefe sevk etme işidir. Kısacası ruh destek verir, resul gönderir.

    • 7:57Burada resul kökü: rüzgârların gönderilmesi anlatılır.
    • 2:253Burada ruh var: Rûhu’lKudüs ile desteklendiği söylenir.

Müfessir diliyle

Üst otoriteden çıkan tebliği hedefe ulaştırmakla görevlendirilmiş sevk ve bu vazifeyi taşıyan temsilci.

Aynı kök hem sevk fiilini hem de bu sevkle görevlendirilen taşıyıcıyı ifade eder: insanlar, rüzgârlar, ordular sevk edilir (33:9; 7:57; 15:22; 12:45; 27:35). Vazifeli kişi topluluğun diliyle açıklar, uyarır ve müjdeler; kendisine itaat ve müracaat istenir (14:4; 2:119; 6:48; 25:56; 4:59; 24:48). “Risâle/risâlât” bu temsilcinin tebliğ ettiği üst otorite söz ve hükümleridir (7:62; 7:79; 7:144; 33:39).

Somuttan soyuta

Somutta hediye taşıyan heyetler ve salınan rüzgârlarla başlayan kullanım (27:35; 15:22), soyutta ilahî hüküm ve haberin temsilci eliyle topluma ulaştırılmasına yükselir (2:119; 33:39).

Kardeş köklerden farkı

  • نباile farkı

    Bu kök iman unsurları arasında bir sınıfı anarken (nebiler), رسل kökü tebliğ görevi, itaat ve muhatap tepkisiyle öne çıkar: hükme çağırma ve cevaba konu olma (4:59; 24:48; 5:109) karşısında, نبا kökünde daha genel bir inanç başlığı vurgusu görülür (2:136; 2:177; 2:213).

  • بعثile farkı

    بعث, içlerinden seçip ortaya çıkarmayı/tevdi etmeyi vurgular (2:129; 3:164; 2:247), رسل ise hedefe yönelik sevk ve tebliğ faaliyetine odaklanır; müjdeleme-uyarma ve muhataba yöneliş belirgindir (2:119; 25:56; 35:24).

  • روحile farkı

    روح, esinti/canlandırıcı destek gibi mahiyeti ifade eder (2:253), رسل ise o mahiyetin veya başka unsurların sevk edilmesi eylemidir: rüzgârların salınması ve görevlendirilmesi (7:57; 15:22; 33:9).

Anlam alanları · 5

  1. Kozmik ve araçsal sevk

    Rüzgâr ve orduların belirli maksatla salınması; sevkin faili üst otoritedir.

  2. İnsanî elçilik ve dünyevî sevk

    Hediye taşıyan heyetler ve birini bir işe yollama gibi beşerî elçilik örnekleri.

  3. Tebliğle görevli temsilci

    Topluluğun diliyle açıklayan, müjdeleyen-uyaran; kendisine itaat ve müracaat istenir.

  4. Risâletin içeriği ve tebliği

    Üst otoritenin söz ve hükümlerini eksiksiz ulaştırma yükümlülüğü.

  5. Muhatap tepkisi ve akıbet

    Yalanlama, istihza, isyan; buna karşı yardım, kurtuluş veya yakalama.

Biçimlerin kullanımı

رَسُول
Tebliği taşımakla yetkilendirilmiş temsilci; insandan veya melekten olabilir.
أَرْسَلَ
Bir şeyi/kişiyi maksatlı olarak sevk etmek; muhataba yöneltmek.
مُّرْسَل
Sevk edilmiş, görev için çıkarılmış olan.
رِسَالَة
Tebliğ edilmesi gereken söz/hüküm ve görev.

Güven: Güçlü · incelenen 66 ayetin 22'i açıklandı (%33) · toplam 429 ayetten dengeli örnek

Kökün hem fiil hem isim biçimleri farklı bağlamlarda yoğun ve tutarlı biçimde kullanılmıştır.

Açık soru: مُرْسَلَات (77:1) gibi yerlerde taşıyıcıların mahiyeti (rüzgâr/ melek) bağlamla sınırlı kalır; kesinleştirmemek gerekir.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

69 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:87'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 239Medenî · 190
isim · 382fiil · 130sıfat · 1

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 142

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

أَرسَلنَا41ٱلمُرسَلِينَ24وَرَسُولَهُ23وَرَسُولِهِ22ٱلرَّسُولَ17رَسُولٗا16ٱلرَّسُولِ15ٱلرَّسُولُ13رَسُولٞ12أَرسَلنَٰكَ12رَسُولُ11رُسُلُهُم11وَرُسُلِهِ10وَرَسُولُهُ10رَسُولِهِ8ٱلرُّسُلُ7رُسُلٞ7أَرسَلنَآ7ٱلمُرسَلُونَ7رَّسُولٍ6ٱلرُّسُلِ6فَأَرسَلنَا6رُسُلَنَا6رَسُولٌ6رَسُولَ5رُسُلُنَا5ٱلرُّسُلَ5رِسَٰلَٰتِ5وَرَسُولَهُٓ5أَرسَلَ5وَٱلرَّسُولَ4رُسُلٗا4رُسُلُ4أُرسِلَ4فَأَرسِل4رَسُولَهُ4وَرَسُولُهُٓ4رَسُولِ4أُرسِلتُم4يُرسِلَ4

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:87Celâlim hakkı için Musa'ya o kitabı verdik, arkasından birtakım peygamberler de gönderdik, hele Meryem oğlu İsa'ya apaçık mucizeler verdik, onu Rûhu'lKudüs ile de destekledik. Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misinizبِٱلرُّسُلِ
  2. 2:98Her kim Allah'a, Allah'ın meleklerine, peygamberlerine, Cebrail ile Mîkâil'e düşman olursa, iyi bilsin ki, Allah da o kâfirlerin düşmanıdırوَرُسُلِهِ
  3. 2:101Üstelik Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılarرَسُولٞ
  4. 2:108Yoksa siz peygamberinizi, bundan önce Musa'ya sorulduğu gibi, sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Halbuki her kim imanı küfürle değiştirirse artık düz yolun ortasında sapıtmış olurرَسُولَكُم
  5. 2:119Şüphe yok ki, Biz seni hak ile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik. Sen, o cehennemliklerden sorumlu değilsinأَرسَلنَٰكَ
  6. 2:129Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensinرَسُولٗا
  7. 2:143Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidirٱلرَّسُولُ
  8. 2:151Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyorأَرسَلنَا
  9. 2:214Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah'ın yardımı yakındırٱلرَّسُولُ
  10. 2:252İşte bunlar, Allah'ın âyetleridir. Onları sana hakkıyla okuyoruz. Şüphesiz ki sen o gönderilen resullerdensinٱلمُرسَلِينَ
  11. 2:253O işaret olunan resuller yok mu, biz onların bazısını, bazısından üstün kıldık. İçlerinden kimi var ki Allah, kendisiyle konuştu, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı. Biz Meryem oğlu İsa'ya da o delilleri verdik ve kendisini Rûhu'lKudüs (Cebrail) ile kuvvetlendirdik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ihtilâfa düştüler, kimi iman etti, kimi inkâr etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerininkanına girmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yaparٱلرُّسُلُ
  12. 2:279Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınızوَرَسُولِهِ
  13. 2:285Peygamber, Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır." dedilerٱلرَّسُولُ
  14. 3:32De ki, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmezوَٱلرَّسُولَ
  15. 3:49Allah onu İsrailoğullarına (şöyle diyecek) bir peygamber olarak gönderir: "Şüphesiz ki ben size Rabbinizden bir âyet (mucize, belge) getirdim: Size, kuş biçiminde çamurdan birşey yaparım da içine üflerim, Allah'ın izniyle o, kuş olur; anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyor ve neleri biriktiriyorsanız size haber veririmوَرَسُولًا
  16. 3:53Ey Rabbimiz, senin indirdiğine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yazٱلرَّسُولَ
  17. 3:81Allah peygamberlerden şöyle söz almıştı: "Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim, sonra yanınızda bulunan (kitaplar)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona muhakkak inanacak ve ona yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti. Onlar: "Kabul ettik" dediler. (Allah da) dedi ki: "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanımرَسُولٞ
  18. 3:86İnandıktan, Peygamber'in hak olduğuna şehadet ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkâra sapan bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimler güruhunu doğru yola iletmezٱلرَّسُولَ
  19. 3:101Size Allah'ın âyetleri okunup dururken ve Allah'ın elçisi de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Kim Allah'a sımsıkı bağlanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştirرَسُولُهُ
  20. 3:132Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsinوَٱلرَّسُولَ
  21. 3:144Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah şükredenleri mükafatlandıracaktırرَسُولٞ
  22. 3:153Peygamber sizi arkanızdan çağırıp dururken, siz boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size gam üstüne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardırوَٱلرَّسُولُ
  23. 3:164Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydilerرَسُولٗا
  24. 3:172Kendilerine yara dokunduktan sonra da Allah ve Peygamberi'nin davetine uydular. Hele onlardan iyilik edenlere ve gereğince Allah'tan korkanlara büyük bir mükafat vardırوَٱلرَّسُولِ
  25. 3:179Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardırرُّسُلِهِ
  26. 3:183Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiç bir peygambere iman etmeyeceğimize dair Allah bize ahidde bulundu." diyenlere de ki: "Benden önce size bazı peygamberler açık belgelerle ve sizin dediğiniz şeyle geldi. Eğer doğru insanlarsanız, ya onlarıniçin öldürdünüzلِرَسُولٍ
  27. 3:184Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştıرُسُلٞ
  28. 3:194Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen verdiğin sözden dönmezsinرُسُلِكَ
  29. 4:13İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budurوَرَسُولَهُ
  30. 4:14Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardırوَرَسُولَهُ

Bu kök 429 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.