Kök

شرك

Kur'an'da 168 yerde, 142 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Düşün, bir tepsideki eti paylara bölüyorsunuz. Herkesin bir payı, bir söz hakkı var. Kur’an bu sahneden alıp şuraya getirir: Allah’a kullukta, dünyayı yönetmede ve hükümde kimseye pay verilmez. O’na yöneliş bölünmez, isim saymakla pay çıkmaz.

Türkçedeki izi

şirket
Aynı kökten; ortaklık ve pay anlamı taşır.
müşterek
Aynı kökten; birlikte sahip olunan demektir.
müşrik
Aynı kökten; Allah’a pay tanıyan kişi demektir.

Tanıdık kelimelerle kıyas

  • bu kökileحنف(hanif)

    Hanif tek yöne tertemiz dönmektir. Şirk o yönelişi başkalarıyla bölmektir. Kısacası hanif saf bağlılık, şirk paylaştırmadır.

    • 4:36Burada şirk reddedilir; ibadette kimseye pay verilmez.
    • 6:79Burada hanif duruş var; yüz tek yöne döner.
  • bu kökileزعم(—)

    Bu kök delilsiz iddiayı anlatır. Şirk ise fiildir, gerçekten pay verip bölmektir. Kısacası iddia söz, şirk iştir.

    • 34:22Şirk iddiası boşa çıkar; gök ve yerde pay yok.
    • 6:22İddia edilen ortaklar çağrılır; kimse cevap vermez.

Müfessir diliyle

Bir varlığa veya işe başkasını katıp ona pay ve yetki tanımak; kulluğu ve hükmü başkalarıyla bölmek.

Kökün somut zemini birlikte hisse ve paydaşlıktır: mirasta ve et payında bir arada hisse sahipliği (4:12; 6:139), şeytanın mallara ve evlatlara “katılması” (17:64). Bu zemin üstünde, Allah’a ibadet ve yönelişte, yaratma-rızık ve hükümde O’nun yanına başkalarını dâhil etmek reddedilir (18:26; 6:100; 30:40; 4:36). Kur’an, böyle katmayı çoğu kez “isimlerini söyleyin” diye teşhir eder, zira dayanakları yoktur (13:33; 10:35).

Somuttan soyuta

Önce dünyevî paylaşım ve hissedarlık (4:12; 6:139), sonra soyutlayarak Allah’ın hükmüne kimseyi dâhil etmeme ve kulluğu yalnız O’na tahsis etme (18:26; 4:36; 5:72).

Kardeş köklerden farkı

  • حنفile farkı

    حَنَف, tek yöne yönelip saf bağlılığı ifade eder; شرك ise o saf yönelişe başkalarını katma fiilidir. Hanîf olma, “gayra mushrikîn” karşıtlığıyla tanımlanır.

  • زعمile farkı

    زَعَم, delilsiz iddia ve sanmayı anlatır; şirk ise fiilen pay ve yetki tanıma/katma eylemidir. İnsanlar ‘şurakâ’ iddia eder, fakat bu iddia boşa çıkar.

Anlam alanları · 5

  1. Dünyevî hisse ve paydaşlık

    Maddi şeylerde birlikte pay ve mülkiyet sahibi olma, bir şeye birden çok kişinin dâhil olması.

  2. İlahî otoriteye katma

    Allah’ın hükmüne, sahipliğine veya kozmik tasarrufuna bir başkasını dâhil etme iddiasının reddi.

  3. Kulluk ve çağrıda başkalarını dâhil etme

    İbadet, dua, yöneliş ve dinî bağlılığı Allah’tan başkalarıyla bölme.

  4. İddia edilen paydaşların teşhiri

    ‘Şurakâ’nın isimlendirilmesi istenir; böylece iddianın asılsızlığı ortaya konur.

  5. Hüküm ve akıbet

    Bu fiilin neticesi: amelin boşa çıkması, yardımcısız kalma ve azap.

Biçimlerin kullanımı

أَشْرَكَ
Birini/bir şeyi başka birine katmak; özellikle Allah’a kulluk ve hükümde dâhil etmek.
مُشْرِك
Katmayı sürdüren/dileyen kimse; yöneliş ve hükmü başkalarıyla bölen.
شِرْك
Pay, hisse ve katma fiilinin adı; birlikte sahiplik/idare iddiası.
مُشْتَرِكُون
Bir durumu/sonucu beraberce paylaşanlar (örn. azapta bir aradalık).
شَارِكْ
Katıl; bir şeye payını alarak dâhil ol (somut katılım emri).

Güven: Güçlü · incelenen 64 ayetin 26'i açıklandı (%41) · toplam 143 ayetten dengeli örnek

Kök, hem somut hem soyut bağlamlarda geniş ve tutarlı nazâirle geçiyor; anlam çekirdeği açıkça te’kid ediliyor.

Açık soru: Bazı yerlerde katılan unsurun türü (kişi, put, hüküm/amel) bağlama göre değişir; genelleme yapılırken siyak gözden kaçırılmamalıdır.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

44 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:96'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 100Medenî · 42
isim · 95fiil · 72

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 67

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

ٱلمُشرِكِينَ24يُشرِكُونَ19أَشرَكُواْ9تُشرِكُونَ7شُرَكَآءَ7يُشرِك5شُرَكَآءُ4شُرَكَآءِيَ4وَٱلمُشرِكِينَ4أَشرَكُوٓاْ3تُشرِكُواْ3مُشرِكِينَ3لِلمُشرِكِينَ3ٱلمُشرِكُونَ3شُرَكَآئِكُم3يُشرَكَ2أَشرَكتُم2شُرَكَـٰٓؤُاْ2شُرَكَآئِهِم2شُرَكَآؤُهُم2شُرَكَآءَكُم2نُّشرِكَ2شَرِيكٞ2أُشرِكُ2تُشرِك2بِشُرَكَآئِهِم2وَٱلمُشرِكَٰتِ2شِركٞ2مُشتَرِكُونَ2ٱلمُشرِكَٰتِ1مُّشرِكَةٖ1مُّشرِكٖ1نُشرِكَ1شُرَكَآؤُكُمُ1لَمُشرِكُونَ1لِشُرَكَآئِنَا1لِشُرَكَآئِهِم1أَشرَكنَا1شَرِيكَ1أَشرَكَ1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:96Elbette onları insanların hayata en hırslı, en düşkün olanları olarak bulacak, hatta müşriklerden bile daha düşkün bulacaksın. Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular, oysa uzun yaşamak kendisini azaptan kurtarıp uzaklaştıracak değildir. Allah, onların neler yaptığını görüp duruyorأَشرَكُواْ
  2. 2:105Ne Kitap ehlinden, ne de müşriklerden hiçbiri, size Rabbinizden bir hayır indirilsin istemez. Allah ise, üstünlüğü, rahmetiyle dilediğine mahsus kılar ve Allah çok büyük lütuf sahibidirٱلمُشرِكِينَ
  3. 2:135Bir de: "yahudi veya hıristiyan olunuz ki, hidayet bulasınız." dediler. Sen onlara de ki: "Hayır! Hanif olarak hakka tapan İbrahim'in dinine (uyarız) ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmadıٱلمُشرِكِينَ
  4. 2:221Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlarٱلمُشرِكَٰتِ
  5. 3:64De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun biz müslümanlarızنُشرِكَ
  6. 3:67İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyandı; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildiٱلمُشرِكِينَ
  7. 3:95De ki: "Allah doğru söylemiştir. Öyle ise dosdoğru, Allah'ı birleyici olarak İbrahim'in dinine uyun. O, müşriklerden değildiٱلمُشرِكِينَ
  8. 3:151Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmalarından dolayı, inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Onların yurtları ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdürأَشرَكُواْ
  9. 3:186Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendirأَشرَكُوٓاْ
  10. 4:12Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir. Bu paylar, ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa, borcu ödendikten sonra verilir. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz, geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar, yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir. Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir. Bunlar, Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandırشُرَكَآءُ
  11. 4:36Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sahip olduğunuz kölelere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmezتُشرِكُواْ
  12. 4:48Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olurيُشرَكَ
  13. 4:116Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştürيُشرَكَ
  14. 5:72Andolsun, "Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demiştiيُشرِك
  15. 5:82İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlarأَشرَكُواْ
  16. 6:14De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan başka dost mu tutayım?" "Ben İslâm olanların ilki olmakla emrolundum" de ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olmaٱلمُشرِكِينَ
  17. 6:19De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"deتُشرِكُونَ
  18. 6:22O gün hepsini mahşere toplayacağız. Sonra Allah'a ortak koşanlara: " Hani nerede o Allah'a ortak saydığınız ortaklarınız?" diyeceğizأَشرَكُوٓاْ
  19. 6:23Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah'a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik" demekten başka bir özür bulamayacaklarمُشرِكِينَ
  20. 6:41Hayır, yalnız o Allah'a yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuzتُشرِكُونَ
  21. 6:64De ki: "Allah, sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtarır, sonra da siz yine ortak koşarsınızتُشرِكُونَ
  22. 6:78Güneş'i doğarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük" dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağımتُشرِكُونَ
  23. 6:79Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilimٱلمُشرِكِينَ
  24. 6:80Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misinizتُشرِكُونَ
  25. 6:81Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktırأَشرَكتُم
  26. 6:88İşte bu, Allah'ın doğru yoludur. Kullarından dilediğini o doğru yola iletir. Eğer onlar Allah'a ortak koşsalardı, yaptıkları bütün amelleri boşa giderdiأَشرَكُواْ
  27. 6:94Bugün, sizi ilk defa yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. Allah'ın size göre ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına, şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştirشُرَكَـٰٓؤُاْ
  28. 6:100Onlar, Allah'a cinlerden de ortak koştular. Halbuki onları yaratan O'dur. Bilgileri olmadan O'na oğullar, kızlar uydurdular. O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedirشُرَكَآءَ
  29. 6:106Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka ilâh yoktur. Ortak koşanlardan da yüz çevirٱلمُشرِكِينَ
  30. 6:107Allah dileseydi, ortak koşmazlardı. Biz, seni onlar üzerine bekçi yapmadık, sen onlara vekil de değilsinأَشرَكُواْ

Bu kök 142 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.