Kök

ثقل

Kur'an'da 28 yerde, 26 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

19 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 4:40'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 17Medenî · 9
isim · 18fiil · 6sıfat · 4

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 19

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

مِثقَالَ6ثَقُلَت4مُّثقَلُونَ2ثِقَالٗا1أَثقَلَت1ٱثَّاقَلتُم1وَثِقَالٗا1مِّثقَالِ1ٱلثِّقَالَ1أَثقَالَكُم1أَثقَالَهُم1وَأَثقَالٗا1أَثقَالِهِم1مِثقَالُ1مُثقَلَةٌ1ٱلثَّقَلَانِ1ثَقِيلًا1ثَقِيلٗا1أَثقَالَهَا1

Geçtiği ayetler

  1. 4:40Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafat verirمِثقَالَ
  2. 7:8O gün (amelleri tartacak) terazi haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardırثَقُلَت
  3. 7:57Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. O rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince, onu kurak bir memlekete gönderir, sonra onunla yağmur yağdırır ve onunla her çeşit ürünü yetiştiririz. İşte Biz, ölüleri de böyle diriltiriz. Gerekir ki düşünür, ibret alırsınızثِقَالٗا
  4. 7:187Sana, ne zaman kopacak diye kıyamet vaktini soruyorlar. De ki; onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır. Onu tam vaktinde koparacak olan O'ndan başkası değildir. Onun ağırlığına göklerde ve yerde dayanacak bir kimse yoktur. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu çok iyi biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki, onun bilgisi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezlerثَقُلَت
  5. 7:189Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: "Eğer bize salih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağızأَثقَلَت
  6. 9:38Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda cihada çıkın." denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki ahiretin yanında ancak pek az birşeydirٱثَّاقَلتُم
  7. 9:41Ey müminler! İster hafif techizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz böylesi sizin için daha hayırlıdırوَثِقَالٗا
  8. 10:61Hangi işi yaparsan yap, Kur'ân'dan ne okursan oku, ne işte çalışırsan çalış, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz. Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz. Ne zerreden daha küçük, ne de ondan daha büyük! Ancak bunların hepsi apaçık bir kitaptadırمِّثقَالِ
  9. 13:12Size korku ve ümit içinde şimşeği gösteren ve o yağmur yüklü bulutları meydana getiren O'durٱلثِّقَالَ
  10. 16:7Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabileceğiniz bir memlekete yüklerinizi taşır. Rabbiniz, şüphesiz çok şefkatlidir, çok merhametlidirأَثقَالَكُم
  11. 21:47Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyizمِثقَالَ
  12. 23:102Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdirثَقُلَت
  13. 29:13(Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdirأَثقَالَهُم
  14. 31:16Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardırمِثقَالَ
  15. 34:3İnkâr edenler: "Bize o kıyamet saati gelmez." dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakkı için kıyamet size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitaptadırمِثقَالُ
  16. 34:22De ki: "Allah'ı bırakıp da tanrı saydığınız putlarınıza istediğiniz kadar yalvarın. Onların ne göklerde, ne yerde zerre kadar güçleri yetmez. Onların, bunlarda bir ortaklığı da yok. Allah'ın da onlardan bir yardımcısı yokturمِثقَالَ
  17. 35:18Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adırمُثقَلَةٌ
  18. 52:40Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlarمُّثقَلُونَ
  19. 55:31Ey insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağızٱلثَّقَلَانِ
  20. 68:46Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlarمُّثقَلُونَ
  21. 73:5Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz)ثَقِيلًا
  22. 76:27Çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlarثَقِيلٗا
  23. 99:2Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığıأَثقَالَهَا
  24. 99:7Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektirمِثقَالَ
  25. 99:8Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektirمِثقَالَ
  26. 101:6O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedirثَقُلَت

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.