Kök

رجع

Kur'an'da 104 yerde, 102 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Bir eve gidiyorsun; içeriden “Geri dön” diyorlar. Kur’an’da رجع (geri dönmek, başvurmak) böyle somut dönüşleri anlatır. Bazen insan kendi döner, bazen de biri onu asıl merkeze geri gönderir. Sonunda ise insanlar ve işler Allah’a iade edilir; ölümden sonra getiriliş de bunun devamıdır.

Türkçedeki izi

müracaat
Başvuru demek; birine dönüp isteme anlamı taşır.
rücu
Geri dönme, özellikle önceki söze veya ölçüye geri.
mercii
Başvurulan asıl yer veya kişi, dönülen makam.

Tanıdık kelimelerle kıyas

  • bu kökileصير()

    صير son durak, varılan akıbeti anlatır. رجع önceki yere ya da asıl merciye dönüşü anlatır. Kısacası صير son, رجع geri.

    • 37:68Burada varılacak son yer anlatılır, bu yüzden صير.
    • 2:281Burada Allah’a geri iade var, bu yüzden رجع.
  • bu kökileكرر(tekrar, mükerrer, tekerrür)

    كرر yinelemeyi söyler. رجع geri varmayı söyler. Kısacası كرر tekrar, رجع geri.

    • 67:4Aynı bakışın yinelenmesi geçer, bu yüzden كرر.
    • 24:28İzinsiz olunca geri dönmek emredilir, bu رجع.
  • bu kökileردد(reddetmek, red)

    ردّ dıştan geri çevirtmektir. رجع kişinin kendi dönüşü ya da kaçınılmaz iadedir. Kısacası ردّ geri çevirtme, رجع geri dönme.

    • 3:149Dıştan geriye çevirtme anlatılır, bu yüzden ردّ.
    • 11:4Kişilerin dönüş yeri Allah’tır, bu رجع.

Müfessir diliyle

Önceki yer, hal ya da asıl merciye geri varış ve oraya başvurunun bağlanması.

Fiil bazen öznenin kendi kendine geri varışını anlatır (7:150; 24:28), çoğu yerde ise edilgen kalıpla asıl merciye iade edilmeyi bildirir (2:28; 32:11). İsim مرجع, insanlar ve işlerin en son yöneldiği/iletildiği başvuru noktasını ifade eder (5:48; 6:60; 2:210; 57:5). Kök ayrıca yanlış gidişten geri çekiliş, eski ölçüye rücu anlamını taşır (32:21; 46:27; 3:72).

Somuttan soyuta

Somut geri dönüşler ve iade: Musa’nın kavmine varışı, kapıdan geri çevrilme, bakışın geri çevrilmesi (7:150; 24:28; 67:4). Buradan, insanların ve işlerin Allah’a iadesi ile öldükten sonra yeniden getirişe uzanır (2:28; 2:210; 86:8; 50:3).

Kardeş köklerden farkı

  • صيرile farkı

    صير nihai akıbet/sonuç noktasını (varılan sonu) bildirir; رجع ise önceden ait olunan kaynak/merciye rücu ve ona müracaat vurgusunu taşır. Böylece رجع ‘geri’ eksenliyken, صير ‘sona varış’ eksenli görünür.

  • كررile farkı

    كرر tekrar ve yinelemeyi gösterir; رجع önceki noktaya geri varış ya da iadedir. Aynı sahnede bakışın geri çevrilmesi رجع, bunun iki kez yinelenmesi كرّر ile anlatılır.

  • رددile farkı

    ردّ genellikle bir şeyi geri çevirtmek/geri püskürtmek gibi itici, dıştan etkili bir iade eder; رجع ise öznenin kendi geri yönelişini veya doğal/kaçınılmaz iadeyi (ilayhi turja‘un) ifade eder.

Anlam alanları · 5

  1. Fizikî geri varış ve iade

    Kişilerin bir yere yeniden varması, gönderilenin geri gelmesi veya geri çevrilmesi.

  2. İlâhî mercie iade (kişiler)

    İnsanların hayat devreleri sonunda asıl Rablerine iadesi; hesap ve haber verilme bunun sonucudur.

  3. İşlerin O’na havalesi

    Bütün iş ve hükümlerin nihai başvuru merci olarak Allah’a geri götürülmesi.

  4. Rücu: hatalı gidişten geri çekiliş ve müracaat

    Uyarı, beyan ve küçük azapla mevcut yanlış hâlden vazgeçip doğru ölçüye geri yönelme; gerektiğinde başvuru/istişare.

  5. Ölüm-sonrası iade ve yeniden getiriş

    Ölümden sonra geri gönderilme talebi, bunun reddi ve Allah’ın yeniden getirmeye kâdir oluşu.

Biçimlerin kullanımı

رَجَعَ
Geri varmak; yönünü eskiye çevirmek; ‘إلى’ ile hedef merci belirtilir; edilgende iade vurgusu.
مَرْجِع
Nihai başvuru/geri varış yeri-ânı; herkesin ve işlerin sevk edildiği merci.
رَجْع
Geri çeviriş/geri getirme; özellikle yeniden yaratılışa iade.

Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 45'i açıklandı (%75) · toplam 103 ayetten dengeli örnek

Kök farklı bağlamlarda yoğun ve tutarlı biçimde ‘kaynağa geri varış/iade’ ekseninde kullanılmıştır.

Açık soru: Bazı yerlerde ردّ ile edilgen yakınlığı anlam sınırını bulanıklaştırır; ayrımı bağlamdaki ‘havale/merci’ vurgusu belirler (2:210; 6:62).

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

42 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:18'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 75Medenî · 27
fiil · 79isim · 24

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 40

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

تُرجَعُونَ18يَرجِعُونَ16مَرجِعُكُم9تُرجَعُ6يُرجَعُونَ6رَٰجِعُونَ4مَرجِعُهُم3يَرجِعُ3رَجَعتُم2مَّرجِعُكُم2رَجَعُوٓاْ2ٱرجِع2ٱرجِعُواْ2فَٱرجِعُواْ2يَتَرَاجَعَآ1مَّرجِعُهُم1رَجَعَ1رَّجَعَكَ1يُرجَعُ1أَرجِعُ1ٱرجِعُوٓاْ1فَرَجَعنَٰكَ1فَرَجَعَ1يَرجِعَ1وَٱرجِعُوٓاْ1فَرَجَعُوٓاْ1ٱرجِعُونِ1فَٱرجِعنَا1مَرجِعَهُم1رُّجِعتُ1رَجعُ1تَرجِعُونَهَآ1تَرجِعُوهُنَّ1رَّجَعنَآ1فَٱرجِعِ1ٱرجِعِ1رَجعِهِ1ٱلرَّجعِ1ٱرجِعِيٓ1ٱلرُّجعَىٰٓ1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:18(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezlerيَرجِعُونَ
  2. 2:28Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksinizتُرجَعُونَ
  3. 2:46Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirlerرَٰجِعُونَ
  4. 2:156Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derlerرَٰجِعُونَ
  5. 2:196Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi Mescidi Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı gerçekten çok şiddetlidirرَجَعتُم
  6. 2:210Onlar sadece gözetiyorlar ki, Allah, buluttan gölgelikler içinde meleklerle birlikte geliversin de iş bitiriliversin. Halbuki bütün işler Allah'a döndürülüp götürülürتُرجَعُ
  7. 2:230Eğer kadını bir daha boşarsa, bundan sonra artık başka bir kocaya varıncaya kadar ona helâl olmaz. Eğer ikinci koca da onu boşarsa, Allah'ın hududunu sağlam tutacaklarını ümid ettikleri takdirde öncekilerin birbirlerine dönmelerinde her ikisine de günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın tayin ettiği hudududur. Bunları, bilen bir kavim için açıklıyorيَتَرَاجَعَآ
  8. 2:245Kimdir o adam ki Allah'a güzel bir ödünç versin de Allah da ona birçok katlarını ödesin. Allah darlık da verir, genişlik de verir. Hepiniz de O'na döndürülüp götürüleceksinizتُرجَعُونَ
  9. 2:281Öyle bir günden korkunuz ki, o gün Allah'a döndürüleceksiniz. Sonra da herkese kazancı tamamıyla ödenecek ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktırتُرجَعُونَ
  10. 3:55O zaman Allah şöyle dedi: "Ey İsa, şüphesiz ki seni öldüreceğim, seni kendime yükselteceğim ve seni inkârcılardan temizleyeceğim. Hem sana uyanları, kıyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğimمَرجِعُكُم
  11. 3:72Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler." dediيَرجِعُونَ
  12. 3:83Onlar, Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi, ister istemez O'na boyun eğmiştir ve O'na döndürülüp götürüleceklerdirيُرجَعُونَ
  13. 3:109Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Bütün işler Allah'a döndürülürتُرجَعُ
  14. 5:48Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verirمَرجِعُكُم
  15. 5:105Ey inananlar, kendinize dikkat edin. Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Yaptıklarınızı size O haber verecektirمَرجِعُكُم
  16. 6:36Daveti ancak dinleyenler kabul ederler. Ölülere gelince, Allah onları diriltir, sonra O'na döndürülürlerيُرجَعُونَ
  17. 6:60Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı bilen, sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektirمَرجِعُكُم
  18. 6:108Onların Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verirمَّرجِعُهُم
  19. 6:164De ki: Allah herşeyin Rabbi iken, ben O'ndan başka Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O, ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektirمَّرجِعُكُم
  20. 7:150Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndüğünde şöyle dedi: "Bana arkamdan ne kötü bir halef oldunuz! Rabbinizin emriyle dönüşümü beklemeden acele mi ettiniz?" Elindeki levhaları bıraktı ve kardeşi Harun'u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı. Harun, "Ey anamın oğlu!" dedi, "inan ki, bu kavim beni güçsüz buldu, az daha beni öldürüyorlardı, sen de bana böyle yaparak düşmanları sevindirme ve beni bu zalim kavimle bir tutmaرَجَعَ
  21. 7:168Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da. Onları biz, bazan nimetlerle, bazan da musibetlerle imtihana çektik. Sonunda belki hakka dönerler diyeيَرجِعُونَ
  22. 7:174Ve işte biz, âyetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz ki, belki dönerlerيَرجِعُونَ
  23. 8:44Ve işte onlarla karşılaştığınız vakit onları sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah o mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah'a döndürülürتُرجَعُ
  24. 9:83Eğer Allah, seni onlardan bir kısmının yanına döndürür de onlar başka bir cihada seninle birlikte çıkmak için senden izin isterlerse, de ki; "Artık siz hiçbir zaman benimle çıkamayacaksınız. Daha önce oturup kalmaktan hoşlanıyordunuz. Bundan böyle artık geride kalanlarla beraber oturup kalınرَّجَعَكَ
  25. 9:94Savaştan dönüp yanlarına geldiğinizde size özür beyan edecekler. De ki: "Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Allah bize, sizin durumunuzdan haberler verdi". Bundan sonra da Allah ve Resulü yaptıklarınızı görecektir. Daha sonra da gizliyi ve âşikârı bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O vakit O, size neler yapmış olduğunuzu tek tek haber verecektirرَجَعتُم
  26. 9:122Bununla beraber müminlerin hepsinin birden topyekün savaşa katılmaları uygun değildir. Her kabileden bir kısım insanlar da din ilimlerinde derinleşmeli ve kabileleri savaştan dönüp gelince onları uyarmalıdır ki, böylece Allah'ın azabından sakınırlarرَجَعُوٓاْ
  27. 10:4Dönüşünüz hep O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Herşeyi ilk baştan yaratan O'dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O'dur. Kâfirlere de inkâr ettikleri için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap vardırمَرجِعُكُم
  28. 10:23Sonra Allah onları oradan kurtarır, kurtulur kurtulmaz yeryüzünde çeşitli taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar taşkınlığınız sırf kendi zararınızadır. Şu değersiz dünya hayatının bir süre tadını çıkarınız, sonra nasıl olsa dönüp bize geleceksiniz. Biz de bütün yaptıklarınızı tek tek size haber vereceğizمَرجِعُكُم
  29. 10:46Onlara vaad ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, göstermeden seni vefat ettirsek de, sonunda onların dönüşü bize olacak. Sonra onların ne yapacaklarına Allah şahit olacaktırمَرجِعُهُم
  30. 10:56O, hem can veren, hem can alandır. Ve hepiniz O'na döndürülüp götürüleceksinizتُرجَعُونَ

Bu kök 102 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.