Kök
رزق
Kur'an'da 123 yerde, 109 ayette geçer.
Önerilen okuma
Kur'an içi çıkarımKısaca
Yağmur iner, toprak yeşerir, sofraya ekmek gelir. Kur’an bu kökle, ihtiyacı giderecek payın Allah tarafından ölçüyle ulaştırıldığını ve bazen genişletilip bazen kısıldığını söyler; insanlar da ellerindeki maldan harcayıp başkalarını geçindirir. Sonunda ahirette bitmeyen, değerli bir ikramdan bahseder.
Türkçedeki izi
- rızık
- Rızık, bu kökün sağlanan geçim payı anlamını taşır.
- rızıklanmak
- Rızıklanmak, bu payın birine ulaşmasını anlatır.
Tanıdık kelimelerle kıyas
bu kökileطيب(tayyip)
Rızık, ihtiyacı karşılayan payın verilmesidir. Tayyip bu payın temiz ve hoş oluşunu anlatır. Kısacası rızık temin ve pay, tayyip nitelik.
bu kökileثمر(semere, semereli)
Rızık, payın sağlanması ve paylaşılmasıdır. Semere somut üründür, meyvedir ya da hasıladır. Kısacası rızık dağıtım ve geçim, semere ürünün kendisi.
Müfessir diliyle
İhtiyacı karşılamak için, ölçüyle taksim edilip ulaştırılan geçim imkânını sağlamak.
Nazâir, kökün “ihtiyacı giderecek payın ulaştırılması” etrafında birleştiğini gösterir: yağmurla çıkan ürünler, hayvanlar ve yenilen şeyler bu çerçevededir (2:22; 22:34; 67:15). Fail çoğunlukla Allah’tır; O, bu temini dilediğine yayar veya kısar ve bazen beklenmedik yerden ulaştırır (13:26; 42:27; 65:3). İnsanlar da emanet edilen mal üzerinden başkalarını geçindirerek bu işlevde aracı olabilirler (4:5; 2:3).
Somuttan soyuta
Somut tedarikten başlar: gökten inen su ve yerden biten ürünlerle beslenme (40:13; 50:11; 2:22). Oradan iktisadî dolaşıma ve paylaştırmaya, nihayet uhrevî ikrama uzanır (13:26; 30:37; 22:50; 37:41).
Kardeş köklerden farkı
طيبile farkı
Bu kök, ulaştırılan payın kendisini ve paylaştırmayı ifade eder; طيب ise o payın nitelikçe temiz/hoş oluşunu belirtir. Nitelik bildirimi, temin ve taksim işinden ayrıdır.
ثمرile farkı
ثمر somut olarak ağaç ürünü/hasılayı adlandırır; رزق ise böyle ürünlerden de kaynaklanan, daha genel kapsamlı temin ve paylaştırmadır.
Anlam alanları · 5
Tabiî tedarik
Su, toprak ve canlılar üzerinden temel ihtiyaçların karşılanması ve payın erişime açılması.
Mülk ve infak
Verilen imkândan harcama yapmak; malın dolaşıma sokulması ve başkalarının geçimine aktarılması.
Ölçü ve takdir
Payın genişletilmesi veya kısılması; iniş-çıkışların ilâhî bir ölçüyle yönetilmesi.
Bakım ve nafaka
Bağımlıların geçimini üstlenmek veya bunun nihai failinin insan değil Allah oluşunun hatırlatılması.
Uhrevî ikram
Ahirette kesintisiz ve değerli ikramın pay olarak verilmesi.
Biçimlerin kullanımı
- رَزَقَ
- Birine geçimini sağlayacak payı temin etmek/ulaştırmak (2:3; 6:151; 65:3).
- رِزْق
- Ulaştırılan payın kendisi; yiyecek, mal, imkân ve uhrevî ikram (2:22; 22:50; 67:15).
- رَّٰزِقِين
- Geçim imkânı ulaştırabilenler; nihai üstün sağlayıcı Allah’tır (23:72; 22:58; 15:20).
- رَّزَّاق
- Sürekli ve kararlı biçimde sağlayan tek mutlak fail: Allah (51:58).
Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 26'i açıklandı (%43) · toplam 109 ayetten dengeli örnek
Kök çok sayıda ve tutarlı bağlamda geçmekte; somut ve soyut kullanımlar birlikte çekirdeği pekiştiriyor.
Açık soru: Somut gıda ve iktisat ekseni belirgin olsa da, soyut kapsamın sınırı (örneğin bilgi gibi) bu nazâirle kesinleşmez.
Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.
Yoldaş kökler
Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.
Aldığı yüzler · 54
Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.
Geçtiği ayetler · ilk 30
- 2:3Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlarرَزَقنَٰهُم
- 2:22O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah'a eşler koşmayınرِزقٗا
- 2:25İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklarرُزِقُواْ
- 2:57Ve üstünüze o bulutu gölge yaptık, ve size ihsan ettiğimiz hoş rızıklardan yiyin, diye üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Onlar, bize zulmetmediler, lakin kendi nefislerine zulmediyorlardıرَزَقنَٰكُم
- 2:60Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyinرِّزقِ
- 2:126Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktırوَٱرزُق
- 2:172Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanızرَزَقنَٰكُم
- 2:212Dünya hayatı, inkar edenler için bezendi. (Onlar), iman edenlerle eğleniyorlar. Halbuki takva sahibi olan o müminler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verirيَرزُقُ
- 2:233Anneler, çocuklarını, emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur. Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellefolur. Çocuğu sebebiyle bir anne de, çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın. Varise düşen de yine aynı borçtur. Eğer ana ve baba birbirleriyle istişare edip, her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur. Bununla beraber Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görürرِزقُهُنَّ
- 2:254Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdirرَزَقنَٰكُم
- 3:27Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsinوَتَرزُقُ
- 3:37Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, Allah katındandır." derdi. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verirرِزقٗا
- 3:169Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlarيُرزَقُونَ
- 4:5Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyinوَٱرزُقُوهُم
- 4:8Paylaşma sırasında akrabalar, öksüzler, yoksullar hazır bulunurlarsa, onlara da bir şey verin ve onlara güzelce sözler söyleyerek gönüllerini alınفَٱرزُقُوهُم
- 4:39Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan gösterişsiz harcasalardı kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onların söz ve işlerini çok iyi bilendirرَزَقَهُمُ
- 5:88Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkunرَزَقَكُمُ
- 5:114Meryemoğlu İsa da: "Allah'ım, Rabbımız, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın!" dediوَٱرزُقنَا
- 6:140Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyana uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdirرَزَقَهُمُ
- 6:142Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı). Kimi yük taşır, kiminin yününden döşek yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandırرَزَقَكُمُ
- 6:151De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emrettiنَرزُقُكُم
- 7:32De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı zinetleri ve tertemiz rızıkları kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, bu dünya hayatında inananlar içindir, kıyamet gününde de yalnız onlara mahsustur". İşte böylece biz âyetleri bilen bir topluluğa uzun uzun açıklıyoruzٱلرِّزقِ
- 7:50Cehennemdekiler, cennettekilere: "Bize biraz su akıtın veya Allah'ın size verdiği rızıktan bize de verin." diye seslenirler. Cennettekiler de: "Allah, bunların ikisini de kâfirlere haram kıldı." derlerرَزَقَكُمُ
- 7:160Biz onları oniki kabileye, o kadar ümmete ayırdık. Ve kavmi kendisinden su istediği zaman Musa'ya, elindeki asâ ile taşa vur, diye vahyettik, vurunca hemen o taştan oniki pınar akmaya başladı. Halkın her biri su alacağı yeri iyice öğrendi. Bulutu da üzerlerine gönderdik, gölgeledik. Onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak ihsan ettiğimiz nimetlerin temizinden yiyiniz, dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, lakin kendi kendilerine zulmediyorlardıرَزَقنَٰكُم
- 8:3Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlarرَزَقنَٰهُم
- 8:4İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, bağışlanma ve değerli rızık vardırوَرِزقٞ
- 8:26Düşünün ve hatırlayın o zamanları ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azınlıktınız. İnsanların sizi hırpalamasından korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barındırdı ve sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi ve şükretmeniz için temizlerinden rızık verdiوَرَزَقَكُم
- 8:74O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardırوَرِزقٞ
- 10:31De ki, "size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O, kulaklara ve gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kim? İşleri idare eden kim?" Hemen "Allah'dır" diyecekler. De ki, "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınızيَرزُقُكُم
- 10:59De ki, "Baksanıza, Allah sizin için nice rızıklar indirdi, siz onlardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl yaptınız". De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuzرِّزقٖ
Bu kök 109 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.
Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.