Mîzan
Cennet ↔ Cehennem
Tanımlı sayım yöntemlerinin hiçbiri yaygın iddiayı tekrar üretmiyor.
- Yaygın iddia
- 77 ↔ 77 — Yaygın internet iddiası
- NÛR ölçümü
- 147 ↔ 77
Cehennem tarafı iddiayla birebir tutuyor. Cennet tarafı tutmuyor ve tanımlı yöntemlerin hiçbiri 77 vermiyor. Sebebi corpus'ta görünür: جنّة kelimesi hem âhiretteki cenneti hem de bu dünyadaki bahçeyi karşılıyor; corpus ikisini söz türüyle ayırıyor (özel ad / cins ad). Hangi sayının 'cennet' olduğu bir tanım kararıdır ve NÛR o kararı 77'ye ulaşmak için vermez.
Bu sayı nasıl elde edildi?
Yüzey biçimi, lemma (sözlük biçimi) ve kök üç ayrı şeydir ve üç ayrı sayı verir. Bir sayının anlamı, hangisinin sayıldığını bilmeden kurulamaz.
Cennet — sayım yöntemi
- Kural
Lemma (sözlük biçimi): jan~ap- Sonuç
- 147 geçiş · 143 âyet
Aynı kavram, başka meşru sayım yöntemleriyle:
- Yalnız özel ad olarak (el-Cennet)
Lemma (sözlük biçimi): jan~ap · söz türü PN51 · 50 âyet - Yalnız tekil biçimler (ikil ve çoğul hariç)
Lemma (sözlük biçimi): jan~ap · FD / FP hariç68 · 67 âyet - Kök ailesi ج-ن-ن (cin, mecnûn, cenîn dâhil)
Kök ailesi: jnn201 · 196 âyet
Cehennem — sayım yöntemi
- Kural
Lemma (sözlük biçimi): jahan~am- Sonuç
- 77 geçiş · 77 âyet
Aynı kavram, başka meşru sayım yöntemleriyle:
- Cehennem + nâr (ateş)
Lemma (sözlük biçimi): jahan~am, naAr222 · 205 âyet
Geçtiği bütün âyetler
Cennet · 147 geçiş · 1/6. sayfa
- Bakara 2:25 · 8. kelimeجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimİnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar - Bakara 2:35 · 6. kelimeٱلۡجَنَّةَlemma
jan~ap· özel isimDedik ki: "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz - Bakara 2:82 · 7. kelimeٱلۡجَنَّةِۖlemma
jan~ap· özel isimİman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar - Bakara 2:111 · 4. kelimeٱلۡجَنَّةَlemma
jan~ap· özel isimBir de "yahudi ve hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek" dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de onlara de ki; "Eğer doğru iseniz, haydi bakalım getirin delilinizi - Bakara 2:214 · 5. kelimeٱلۡجَنَّةَlemma
jan~ap· özel isimYoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah'ın yardımı yakındır - Bakara 2:221 · 32. kelimeٱلۡجَنَّةِlemma
jan~ap· özel isimMüşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar - Bakara 2:265 · 12. kelimeجَنَّةِۭlemma
jan~ap· isimAllah'ın rızasını aramak, kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki, ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir. Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır. Allah, yaptıklarınızı görür - Bakara 2:266 · 6. kelimeجَنَّةٞlemma
jan~ap· isimHiç biriniz ister mi ki, kendisinin hurmalık ve üzümlüklerden bir bahçesi olsun, altında ırmaklar aksın, içinde her türlü ürünü bulunsun da, kendi üzerine de ihtiyarlık çökmüş ve elleri ermez, güçleri yetmez küçük, zayıf çocukları olsun. Derken ona ateşli bir bora isabet ediversin de o bahçe yanıversin. İşte Allah, âyetlerini size böylece açıklıyor. Umulur ki, düşünürsünüz - Âl-i İmrân 3:15 · 10. kelimeجَنَّـٰتٞlemma
jan~ap· isimDe ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür - Âl-i İmrân 3:133 · 6. kelimeوَجَنَّةٍlemma
jan~ap· isimRabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah'tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun - Âl-i İmrân 3:136 · 6. kelimeوَجَنَّـٰتٞlemma
jan~ap· isimİşte onların mükafatı (ödülleri) Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlerdir. Çalışanların mükafatı ne güzeldir - Âl-i İmrân 3:142 · 5. kelimeٱلۡجَنَّةَlemma
jan~ap· özel isimYoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete girivereceğinizi mi sandınız - Âl-i İmrân 3:185 · 15. kelimeٱلۡجَنَّةَlemma
jan~ap· özel isimHer canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir - Âl-i İmrân 3:195 · 31. kelimeجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimRableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler... Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır - Âl-i İmrân 3:198 · 6. kelimeجَنَّـٰتٞlemma
jan~ap· isimFakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, Allah katından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah katındakiler daha hayırlıdır - Nisâ 4:13 · 9. kelimeجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimİşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur - Nisâ 4:57 · 6. kelimeجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimİman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız - Nisâ 4:122 · 6. kelimeجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimİman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir - Nisâ 4:124 · 13. kelimeٱلۡجَنَّةَlemma
jan~ap· özel isimErkek veya kadın, kim mümin olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar - Mâide 5:12 · 32. kelimeجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimAllah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur - Mâide 5:65 · 11. kelimeجَنَّـٰتِlemma
jan~ap· isimEğer kitap ehli iman etmiş ve layıkıyla korunmuş olsalardı, onların kötülüklerini örter, nimeti bol olan cennetlere koyardık - Mâide 5:72 · 27. kelimeٱلۡجَنَّةَlemma
jan~ap· özel isimAndolsun, "Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demişti - Mâide 5:85 · 5. kelimeجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimBöyle demeleri sebebiyle Allah onları altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükafatlandırmıştır. Orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte iyilik yapanların mükafatı budur - Mâide 5:119 · 9. kelimeجَنَّـٰتٞlemma
jan~ap· isimAllah buyurdu ki: "Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır". Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur - En'âm 6:99 · 25. kelimeوَجَنَّـٰتٖlemma
jan~ap· isimGökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır
Kaynak ve tekrar üretilebilirlik
Sayım Quranic Arabic Corpus (morphology 0.4) (GNU GPL) üzerinde yapıldı — 77.429 kelime. Sayıyı bir yapay zekâ üretmedi: kural lib/mizan-iddialar.ts’te yazılı, motor lib/mizan-motor.ts’te ve aynı girdi her zaman aynı sonucu veriyor.
motor sürümü 1 · corpus sha256 a1d129238153… · son doğrulama 02.09.2026
Kur’an metni ve kelime katmanı bu ölçüm için değiştirilmedi. Karşılaştırmalar Buckwalter harfçevirisi üzerinde yapılıyor; mushaf metnine dokunulmuyor.