Kök

طلع

Kur'an'da 19 yerde, 18 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

13 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 3:179'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 16Medenî · 2
fiil · 10isim · 9

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 16

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

تَطَّلِعُ2طُلُوعِ2طَلعُهَا2لِيُطلِعَكُم1طَلعِهَا1طَلَعَت1ٱطَّلَعتَ1مَطلِعَ1تَطلُعُ1أَطَّلَعَ1أَطَّلِعُ1مُّطَّلِعُونَ1فَٱطَّلَعَ1فَأَطَّلِعَ1طَلعٞ1مَطلَعِ1

Geçtiği ayetler

  1. 3:179Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardırلِيُطلِعَكُم
  2. 5:13Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma. Çünkü Allah güzel davrananları severتَطَّلِعُ
  3. 6:99Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardırطَلعِهَا
  4. 18:17Ey Muhammed! Baksaydın güneşin doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, batarken de sol taraftan onları makaslayıp geçtiğini görürdün. Onlar, mağaranın geniş bir yerinde idiler. İşte bu Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır; kimi de hidayetten mahrum ederse, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsınطَلَعَت
  5. 18:18Bir de onları mağarada görseydin uyanık sanırdın. Halbuki onlar uykudadırlar. Biz onları sağa sola çevirirdik. Köpekleri de girişte ön ayaklarını ileri doğru uzatmıştı. Eğer onları görseydin, arkana bakmadan kaçardın ve için korku ile dolardıٱطَّلَعتَ
  6. 18:90Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördüمَطلِعَ
  7. 19:78O (kâfir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahmân (olan Allah) katından bir söz mü aldıأَطَّلَعَ
  8. 20:130O halde, dediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresinطُلُوعِ
  9. 26:148Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasındaطَلعُهَا
  10. 28:38Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân, haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki, Musa'nın ilâhına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir." dediأَطَّلِعُ
  11. 37:54Siz onu tanır mısınız?" derمُّطَّلِعُونَ
  12. 37:55Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görürفَٱطَّلَعَ
  13. 37:65Tomurcukları şeytanların başları gibidirطَلعُهَا
  14. 40:37Göklerin yollarına ulaşabilirim de, Musa'nın ilâhının ne olduğunu anlarım. Ben onu mutlaka yalancı sanıyorum." İşte böylece Firavun'a kötü ameli süslü gösterildi de yoldan çıkarıldı. Çünkü Firavun düzeni hep boşa çıkarفَأَطَّلِعَ
  15. 50:10Tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdikطَلعٞ
  16. 50:39Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güneşin doğuşundan önce (sabah namazını) ve batışından önce de (öğle ve ikindi namazalarını kılarak) Rabbini Hamd ile tesbih etطُلُوعِ
  17. 97:5O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettirمَطلَعِ
  18. 104:7O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidirتَطَّلِعُ

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.