Kök

شرق

Kur'an'da 17 yerde, 17 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

13 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:115'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 11Medenî · 6
isim · 15fiil · 1sıfat · 1

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 11

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

ٱلمَشرِقِ4ٱلمَشرِقُ2ٱلمَشَٰرِقِ2ٱلمَشرِقَينِ2مَشَٰرِقَ1مُشرِقِينَ1شَرقِيّٗا1شَرقِيَّةٖ1مُّشرِقِينَ1وَٱلإِشرَاقِ1وَأَشرَقَتِ1

Geçtiği ayetler

  1. 2:115Bununla beraber, doğu da Allah'ın, batı da Allah'ındır. Artık nereye dönerseniz dönün, orası Allah'a çıkar. Şüphe yok ki, Allah(ın rahmeti) geniştir, O, her şeyi bilendirٱلمَشرِقُ
  2. 2:142İnsanlar içinde bir kısım beyinsizler takımı, "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, batı da Allah'ındır. O, kimi dilerse onu hidayete erdirirٱلمَشرِقُ
  3. 2:177Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardırٱلمَشرِقِ
  4. 2:258Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmezٱلمَشرِقِ
  5. 7:137Ve o hırpalanıp ezilmekte olan kavmi de yeryüzünün, bereketle donattığımız doğusuna ve batısına mirasçı yaptık. Ve böylece Rabbinin, İsrailoğullarına olan o güzel vaadi, sabırları yüzünden gerçekleşti. Biz de Firavun ile kavminin yapageldikleri sanat eserlerini ve diktikleri binaları yerle bir ettikمَشَٰرِقَ
  6. 15:73Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladıمُشرِقِينَ
  7. 19:16(Ey Muhammed!) Kur'ân'daki Meryem kıssasını da an (insanlara anlat). Hani o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) doğu tarafında bir yere çekilmiştiشَرقِيّٗا
  8. 24:35Allah, göklerin ve yerin nurudur (aydınlatıcısıdır). O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur içindedir; o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, nerdeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Bu ışık) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruyla hidayete iletir. Allah insanlara (işte böyle) misal verir; Allah her şeyi bilirشَرقِيَّةٖ
  9. 26:28Musa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidirٱلمَشرِقِ
  10. 26:60Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştülerمُّشرِقِينَ
  11. 37:5O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidirٱلمَشَٰرِقِ
  12. 38:18Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşamsabah onunla birlikte tesbih ederlerdiوَٱلإِشرَاقِ
  13. 39:69Yer, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmektedir. Hem onlara hiç haksızlık yapılmazوَأَشرَقَتِ
  14. 43:38Nihayet kıyamet günü bize gelince, arkadaşına: "Keşke seninle benim aramda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı. Sen ne kötü arkadaşmışsın!" derٱلمَشرِقَينِ
  15. 55:17iki doğunun ve iki batının Rabbidirٱلمَشرِقَينِ
  16. 70:40Artık o doğuların ve batıların Rabbine yemine ne gerek, elbette bizim gücümüz yeterٱلمَشَٰرِقِ
  17. 73:9O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka tanrı yoktur. O halde yalnız O'nu vekil tutٱلمَشرِقِ

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.