3. sahne / 4 · Şuarâ sûresi 176–191 · 26:176–191

Eyke halkı

Hikâye Şuarâ sûresine geçti

Bu yürüyüş nereden geliyor?

Küratör dizgisi

Sahne sınırları küratör işidir; meal düzeyinde gözden geçirildi.

data/kissalar/suayb.json

  1. كَذَّبَ أَصۡحَٰبُ لۡـَٔيۡكَةِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

    Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti

    Şuarâ 176 · ayetin içine gir →
  2. إِذۡ قَالَ لَهُمۡ شُعَيۡبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    Hani Şuayb onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız

    Şuarâ 177 · ayetin içine gir →
  3. إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ

    Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim

    Şuarâ 178 · ayetin içine gir →
  4. فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin

    Şuarâ 179 · ayetin içine gir →
  5. وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

    Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan yalnız âlemlerin Rabbidir

    Şuarâ 180 · ayetin içine gir →
  6. ۞أَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَلَا تَكُونُواْ مِنَ ٱلۡمُخۡسِرِينَ

    Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın

    Şuarâ 181 · ayetin içine gir →
  7. وَزِنُواْ بِٱلۡقِسۡطَاسِ ٱلۡمُسۡتَقِيمِ

    Ve doğru terazi ile tartın

    Şuarâ 182 · ayetin içine gir →
  8. وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ

    Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın

    Şuarâ 183 · ayetin içine gir →
  9. وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ وَٱلۡجِبِلَّةَ ٱلۡأَوَّلِينَ

    O sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun

    Şuarâ 184 · ayetin içine gir →
  10. قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ

    Onlar şöyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin

    Şuarâ 185 · ayetin içine gir →
  11. وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلۡكَٰذِبِينَ

    Sen de bizim gibi bir beşerden başka nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz

    Şuarâ 186 · ayetin içine gir →
  12. فَأَسۡقِطۡ عَلَيۡنَا كِسَفٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

    Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten bir parça düşürüver

    Şuarâ 187 · ayetin içine gir →
  13. قَالَ رَبِّيٓ أَعۡلَمُ بِمَا تَعۡمَلُونَ

    Şuayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi

    Şuarâ 188 · ayetin içine gir →
  14. فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمۡ عَذَابُ يَوۡمِ ٱلظُّلَّةِۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ

    Hülasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. O cidden büyük bir günün azabı idi

    Şuarâ 189 · ayetin içine gir →
  15. إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

    Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir

    Şuarâ 190 · ayetin içine gir →
  16. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

    Şuarâ 191 · ayetin içine gir →

Ses her ayet için ayrı bir dosyadır ve sahne değişince kesilmez. Kelime düzeyinde takip burada kapalı — o, sûre bazlı zaman damgalarına dayanıyor ve kıssa birden çok sûreye yayılıyor. Sûre sayfasında kelime takibi açık.