Bu yürüyüş nereden geliyor?
Küratör dizgisi
Sahne sınırları küratör işidir; meal düzeyinde gözden geçirildi.
data/kissalar/musa.json
وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi
Şuarâ 10 · ayetin içine gir →قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا يَتَّقُونَ
Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı
Şuarâ 11 · ayetin içine gir →قَالَ رَبِّ إِنِّيٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
(Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar
Şuarâ 12 · ayetin içine gir →وَيَضِيقُ صَدۡرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَٰرُونَ
Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver
Şuarâ 13 · ayetin içine gir →وَلَهُمۡ عَلَيَّ ذَنۢبٞ فَأَخَافُ أَن يَقۡتُلُونِ
Hem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler
Şuarâ 14 · ayetin içine gir →قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ
(Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz
Şuarâ 15 · ayetin içine gir →فَأۡتِيَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: İnan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz
Şuarâ 16 · ayetin içine gir →أَنۡ أَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ
İsrail oğullarını bizimle beraber gönder
Şuarâ 17 · ayetin içine gir →قَالَ أَلَمۡ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدٗا وَلَبِثۡتَ فِينَا مِنۡ عُمُرِكَ سِنِينَ
Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının bir çok yıllarını aramızda geçirmedin mi
Şuarâ 18 · ayetin içine gir →وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِي فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ
Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin
Şuarâ 19 · ayetin içine gir →قَالَ فَعَلۡتُهَآ إِذٗا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ
Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım
Şuarâ 20 · ayetin içine gir →فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكۡمٗا وَجَعَلَنِي مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ
Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı
Şuarâ 21 · ayetin içine gir →وَتِلۡكَ نِعۡمَةٞ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنۡ عَبَّدتَّ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ
O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır
Şuarâ 22 · ayetin içine gir →قَالَ فِرۡعَوۡنُ وَمَا رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Firavun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki
Şuarâ 23 · ayetin içine gir →قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ
Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir
Şuarâ 24 · ayetin içine gir →قَالَ لِمَنۡ حَوۡلَهُۥٓ أَلَا تَسۡتَمِعُونَ
(Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi
Şuarâ 25 · ayetin içine gir →قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir
Şuarâ 26 · ayetin içine gir →قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِيٓ أُرۡسِلَ إِلَيۡكُمۡ لَمَجۡنُونٞ
(Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi
Şuarâ 27 · ayetin içine gir →قَالَ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡقِلُونَ
Musa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir
Şuarâ 28 · ayetin içine gir →قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذۡتَ إِلَٰهًا غَيۡرِي لَأَجۡعَلَنَّكَ مِنَ ٱلۡمَسۡجُونِينَ
Firavun: "Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim" dedi
Şuarâ 29 · ayetin içine gir →قَالَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكَ بِشَيۡءٖ مُّبِينٖ
Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı
Şuarâ 30 · ayetin içine gir →قَالَ فَأۡتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi
Şuarâ 31 · ayetin içine gir →فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعۡبَانٞ مُّبِينٞ
Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi
Şuarâ 32 · ayetin içine gir →وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِيَ بَيۡضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ
Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi
Şuarâ 33 · ayetin içine gir →
Ses her ayet için ayrı bir dosyadır ve sahne değişince kesilmez. Kelime düzeyinde takip burada kapalı — o, sûre bazlı zaman damgalarına dayanıyor ve kıssa birden çok sûreye yayılıyor. Sûre sayfasında kelime takibi açık.