7. sahne / 14 · Şuarâ sûresi 10–33 · 26:10–33

Firavun'un huzurunda

Hikâye Şuarâ sûresine geçti

Bu yürüyüş nereden geliyor?

Küratör dizgisi

Sahne sınırları küratör işidir; meal düzeyinde gözden geçirildi.

data/kissalar/musa.json

  1. وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

    Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi

    Şuarâ 10 · ayetin içine gir →
  2. قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا يَتَّقُونَ

    Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı

    Şuarâ 11 · ayetin içine gir →
  3. قَالَ رَبِّ إِنِّيٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

    (Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar

    Şuarâ 12 · ayetin içine gir →
  4. وَيَضِيقُ صَدۡرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَٰرُونَ

    Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver

    Şuarâ 13 · ayetin içine gir →
  5. وَلَهُمۡ عَلَيَّ ذَنۢبٞ فَأَخَافُ أَن يَقۡتُلُونِ

    Hem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler

    Şuarâ 14 · ayetin içine gir →
  6. قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ

    (Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz

    Şuarâ 15 · ayetin içine gir →
  7. فَأۡتِيَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

    Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: İnan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz

    Şuarâ 16 · ayetin içine gir →
  8. أَنۡ أَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

    İsrail oğullarını bizimle beraber gönder

    Şuarâ 17 · ayetin içine gir →
  9. قَالَ أَلَمۡ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدٗا وَلَبِثۡتَ فِينَا مِنۡ عُمُرِكَ سِنِينَ

    Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının bir çok yıllarını aramızda geçirmedin mi

    Şuarâ 18 · ayetin içine gir →
  10. وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِي فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ

    Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin

    Şuarâ 19 · ayetin içine gir →
  11. قَالَ فَعَلۡتُهَآ إِذٗا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım

    Şuarâ 20 · ayetin içine gir →
  12. فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكۡمٗا وَجَعَلَنِي مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

    Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı

    Şuarâ 21 · ayetin içine gir →
  13. وَتِلۡكَ نِعۡمَةٞ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنۡ عَبَّدتَّ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

    O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır

    Şuarâ 22 · ayetin içine gir →
  14. قَالَ فِرۡعَوۡنُ وَمَا رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

    Firavun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki

    Şuarâ 23 · ayetin içine gir →
  15. قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir

    Şuarâ 24 · ayetin içine gir →
  16. قَالَ لِمَنۡ حَوۡلَهُۥٓ أَلَا تَسۡتَمِعُونَ

    (Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi

    Şuarâ 25 · ayetin içine gir →
  17. قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ

    Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir

    Şuarâ 26 · ayetin içine gir →
  18. قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِيٓ أُرۡسِلَ إِلَيۡكُمۡ لَمَجۡنُونٞ

    (Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi

    Şuarâ 27 · ayetin içine gir →
  19. قَالَ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡقِلُونَ

    Musa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir

    Şuarâ 28 · ayetin içine gir →
  20. قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذۡتَ إِلَٰهًا غَيۡرِي لَأَجۡعَلَنَّكَ مِنَ ٱلۡمَسۡجُونِينَ

    Firavun: "Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim" dedi

    Şuarâ 29 · ayetin içine gir →
  21. قَالَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكَ بِشَيۡءٖ مُّبِينٖ

    Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı

    Şuarâ 30 · ayetin içine gir →
  22. قَالَ فَأۡتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

    Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi

    Şuarâ 31 · ayetin içine gir →
  23. فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعۡبَانٞ مُّبِينٞ

    Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi

    Şuarâ 32 · ayetin içine gir →
  24. وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِيَ بَيۡضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ

    Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi

    Şuarâ 33 · ayetin içine gir →

Ses her ayet için ayrı bir dosyadır ve sahne değişince kesilmez. Kelime düzeyinde takip burada kapalı — o, sûre bazlı zaman damgalarına dayanıyor ve kıssa birden çok sûreye yayılıyor. Sûre sayfasında kelime takibi açık.